Kaktüslerin Ortamdaki Elektriksel Alanı Emdiğini Biliyor muydunuz?

Kaktüslerin Ortamdaki Elektriksel Alanı Emdiğini Biliyor muydunuz? Merhaba arkadaşlar, Ders ders beyninizi biraz yordum sanırım. Neyse ki anlatacak bir ipucu buldum hadi gene bugün şanslısınız 🙂 Her ne kadar bilgisayar kullanmaya aşık olup bilgisayarımıza kilitlenip başından kalkamasakta bu yaptığımızın yararsız olduğunu kabulleneme’sekte biliyoruz. Pekii bu yaptığımız sağlımız açısında yararsız ama ne yapalım bilgisayar olmazsa olmazımız durumuna geldi.   Makaleme başlamadan öncede Yasemin Karadana arkadaşımızı gönülden kutlama ediyorum. Velhasıl kelam Süleyman Demirel Üniversitesi’nin çalışkan öğrencileri buna da bir çözüm bulmuşlar. Hemen size de anlatayım;     Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü öğrencisi Yasemin Karadana, yaptığı deneyler sonucunda kaktüslerin ortamdaki elektriksel piyasası emerek enerji yayımını azalttığını tetkik etti. SDÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Karadana bazı İlim insanlarının kaktüslerin elektromanyetik dalgaları emdiğini, bazılarının ise bunun asılsız olduğunu söylediğini anlatım etti.     Yaptığı araştırma sonucunda kaktüslerin ortamdaki elektromanyetik dalgaları emdiğine yönelik bilimsel çalışma yapılmadığını belirlediğini söz eden Karadana, bunun üzerine geçen yıl Doç. Dr. Selçuk Çömlekçi’nin koordinesinde “Kaktüs Bitkisi Kablosuz Haberleşme Cihazlarından Yayılan Radyo Frekans Enerjiyi Absorbe Eder mi” isimli plan üstünde çalışmaya başladığını kaydetti.     Projeyi TÜBİTAK’a da sunduklarını, yapılan değerlendirme “TÜBİTAK 2209 A, Desteklenen Projeler” arasında kabul edildiğini belirten Karadana, daha sonra simülasyon ve deneysel ortamlarda ölçüm çalışmalarına başladıklarını söyledi.     Ortamdaki Elektriksel Alan % 58 Azaldı!   TÜBİTAK Marmara Araştırmalar Merkezi (MAM) Ulusal Metroloji Enstitüsü ve İstanbulTeknik Üniversitesi (İTÜ) laboratuvarında kaktüslerin elektromanyetik dalgalara etkisine yönelik deney yaptıklarını belirten Karadana, şöyle konuştu: “Paslanmaz çelikten imal edilen odada altı kaktüs, 2 bin 450 megahertzlik monopol bir anten çevresine yerleştirildi. Ortamdaki elektromanyetik dalgaların gücünü bir cihazla ölçtük. Daha sonra kaktüs sayılarını 4’e indirdik. Boş ortamda yaklaşık 9.4 volt/metrelik elektrik sektör varken, anten çevresine kaktüs konulmasıyla bunun 4.4 volt/metreye kadar düştüğünü gözlemledik. Elektriksel piyasa yüzde 58 azaldı.”     Kaktüslerin elektromanyetik dalgaları emme işleminin geometrik şeklinden ve içerisinde iletkenliği içeren sudan kaynaklandığını tetkik ettiklerini söz eden Karadana, “Genç kaktüslerde bitkinin öz suyu gövdenin her tarafında tıpkı niteliği göstermiyor, yaşlandıkça daha homojen bir bina gösteriyor. 8 köşesi tekrarlı yansımalar yapacağından kaktüsler elektromanyetik dalgaları emebilmektedir. Ancak köşesi olmayan kaktüslerin böyle bir niteliği yok” dedi.     Karadana, saf suya ekledikleri sodyum klorürü 8 köşeli kaktüs bunun gibi ahşap bir yapının içine döktüklerinde, bu yapının elektrik saha değerlerini azalttığını gördüklerini dile getirerek, türlü şekildeki geometrik yapıda yaptıkları deneyde ise tıpkı sonucu elde edemediklerini söyledi.     BioEM 2013’de Türkiye’yi Temsil Edecek!   Doç. Dr. Çömlekçi de öğrencisi Karadana’nın çalışmasının, kaktüslerin elektromanyetik dalgaları emdiği yönündeki görüşlerin doğruluğu ya da yanlışlığının saptanması açısından önemli olduğunu söyledi.     Öğrencisinin, TÜBİTAK MAM ve İTÜ laboratuvarlarındaki ölçümlerinde muhtelif bitki türleri ile kaktüsün elektromanyetik dalgalara etkisini araştırdığını söz eden Çömlekçi, şunları kaydetti: “Araştırma sonucunda kaktüsün öz suyunun elektriksel parametrelerinin, belirgin bir frekans aralığında emici özelliğe sahip bulunduğu belirlendi. Daha sonra kaktüsün türü üstünde bazı çalışmalar gerçekleştirdik. Bu çalışmaları yüzlerce kere tekrarladık. Deneyler sonucunda emin olduk ki en fazla 4 kaktüs antenin çevresine karşılıklı şekilde konulması mecburiyetinde ortamdaki elektromanyetik piyasası belirli oranda düşürüyor. Buna bağlı şekilde dokularda absorbe edilen elektriksel enerjinin de yüzde 75’lere kadar azaltıldığını bulduk.”     Deneylerde elde edilen sonuçların geçen yıl Boğaziçi Üniversitesinde düzenlenen 17. Biyomedikal Mühendisliği Ulusal Toplantısı’nda sunulduğunu söz eden Çömlekçi, çalışmanın bununla birlikte merkezi Amerika’da bulunan The Bioelectromagnetics Society anlamında haziran ayında Selanik’te düzenlenecek BioEM 2013’de Türkiye’yi temsil edeceğini kaydetti.


Yapılan Yorumlar
Erdem OFLAZ

Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.
 Kategoriler
 Popüler yazılar