Kablosuz Ağ Kullanıyoruz Peki Güvenliğini Nasıl Sağlıyoruz?

Kablosuz Ağ Kullanıyoruz Peki Güvenliğini Nasıl Sağlıyoruz? Üç adımda kablosuz file güvenliği! Eğer evinizdeki bütün içeriğin bilgisayarınıza, akıllı cihazlarınıza hatta televizyonlarınıza direkt ulaşmasını istiyorsanız, hiç kuşkusuz çoktan kablosuz teknolojilere kazanç yaptınız. Kablosuz ağlar; duvarları delmeniz ya da duvarlar üstünden kabloları dolandırmanızın yaratacağı kafa ağrısından kurtulmanız anlamına geliyor. Ancak, kablosuz ağları kablolu ile karşılaştırdığımızda, kablosuz ağların belki de tek eksi yönü şekilde “güvenlik endişesi” ortaya çıktığını göreceksiniz. Havadan yayın oluşturan kablosuz ağınızda, Şayet yeterli güvenlik sağlanmazsa, çok sayıda sıkıntı ortaya çıkabiliyor. Başkalarının sizin ağınıza sızarak şahsi verilerinizi çalması ya da yasadışı bir eylemde bulunmaya kalkışması potansiyel tehlikeleri oluşturuyor. İşte bu endişeleri ortadan kaldırmak için 3 adımda güvenliğin şeklini açıklıyoruz; 1.    İlk olarak, kablosuz yönlendiriciye (pek çok fazla ev ve işyerlerinde bu görevi ADSL modemler üstleniyor) giriş yapın ya da cihaza erişerek, standart şekilde gelen yönetici adı ve şifresini değiştirin. Yönetici ayarlarını asla yönlendiricinizin size ilk geldiği haldeki benzeri bırakmayın. Çünkü ağınıza sızmanın en pratik yöntemlerinin başında, yöneltici şifresinin bilinmesi olur. Özellikle operatörlerin dağıttığı kablosuz yönlendiricileri kullanıyorsanız daha fazla risk altındasınız demektir. Çünkü cihazın markasının bilinmesi saldırganların işini epey bir kolaylaştırıyor. 2.    SSID (Service Set Identifier) ya da kablosuz file isminizi değiştirmelisiniz. Cihazın kendi ismini değiştirin ve ağın fiziksel konumunu (isim ya da adres gibi) belirtecek ya da yönlendiricinin üreticisini ortaya çıkarak isimler vermeyin. Verilecek en ufak bir tüyo, ağa sızmak isteyenlerin işlerinin kolaylaştırılmasına sebep olur. 3.   Yönlendiricinize giriş yaptığınızda, ağınızın şifreleme ayarlarını da düzenlemelisiniz. Güvenli kalabilmek ve kimsenin sizin trafiğinize, isteğiniz dışında müdahale edemeyeceğinden emin olmanız için en önemli adımı ‘şifreleme ayarları’ oluşturuyor. Şifreleme bölümüne girdiğinizde önünüze iki ya da 3 yöntem çıkacak: WEP, WPA ve WPA2. Bunlar bünyesinde en kuvvetli olanı WPA2 şifreleme metodudur ve WiFi onaylı logosu bulunan bütün cihazların bu standardı desteklemesi gerekiyor. Şifreleme metodu şekilde WPA ya da WPA2 seçtiğinizden emin olarak, saldırılara karşı yeterince rastlantısal ve karmaşık koruma sağlayabilirsiniz. Ayrıca,  rastgele küçük ve büyük şekilde yazılmış harf ile rakamlardan oluşan 8 karakterli bir şifre de yeterli olacaktır. Eğer eski bir aygıt kullanıyor ve WPA2 bulunmuyorsa, WPA tercihinizde sakınca bulunmuyor fakat WEP şifrelemeden irak durun. Çünkü WEP, bir aceminin dahi kullanabileceği basit araçlar ile kolayca kırılabilir. Kablosuz Ağ Güvenliğinin Hurafeleri 1.  Kablosuz ağınızın adını gizlemenin size güvenlik sağlayacağını önermiş olabilirler fakat buna aldırmayın. Zira herhangi birisi, kablosuz file ile iletişime geçerek, adını vermediğiniz ağınızın ismini saniyeler içerisinde bulabilir. SSID yalnızca ağınızın adıdır, daha fazlası değil.   2.   Bir öbür rivayet de MAC adresi üzerine konuşuluyor. Birçok güvenlik önerisinde, donanım adreslerinin kablosuz ağınıza bağlanabilmesi için beyaz listeye alınması gerektiğini yer alır. Ancak bu da tam anlamıyla bir süre kaybıdır. Çünkü herhangi biri, sizin ağınıza girerek bağlanmasına izin verilen MAC adreslerini görebilir ve saniyeler içerisinde “iyi bilinen” MAC adresini kopyalayarak ağa bağlanabilir.


Yapılan Yorumlar
Erdem OFLAZ

Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.
 Kategoriler
 Popüler yazılar