DNS (Domain Name System) Amaçları ve Yapısı?

DNS (Domain Name System) Amaçları ve Yapısı? Merhaba sevgili okurlar, DNS ile ilgili adi makale yazdık ama bir insanda çıkıp kardeş nedir bu DNS ne işe fayda yapısı ne nereden gelmiş nereye gidiyor diye sormuyor. Boşluğu doldurmak amaçla bu makaleyi de yazalım sizlere konuyu muhteşem bir  şekilde aktaralım. DNS (Domain Name System, Türkçe: Alan Adı Sistemi), internet uzayını bölümlemeye, bölümleri adlandırmaya ve bölümler arası iletişimi organize etmeye yarayan bir sistemdir. İnternet ağını yapan her birim yalnızca kendine ait bir IP adresine sahiptir.   Bu IP adresleri satın alanların kullanması için www.site_ismi.com benzeri kolay hatırlanır adreslere karşılık düşürülür. DNS sunucuları, internet adreslerinin IP adresi karşılığını kayıtlı tutmaktadır.   DNS Amaçları   İnternette bulunan her nesnenin, etkileşime giren her sunucu ve ucun bir internet adresi olması gerekir. Bu adres, protokol seviyesinin IPv4 ve IPv6 olmasına göre 32 bit ya da 128 bit uzunluğundadır. Alan adı, bu 32 ya da 128 bit uzunluğundaki sayı yerine insanların anlayacağı, akılda tutacağı, kurumsal kimlik ve marka ile özdeşleştirebileceği isimlerin kullanılmasını sağlar. sorun tr.wikipedia.org sektör ismi ile 207.142.131.210 şeklindeki IP nosu ile bağlantıyı Alan Adı Sistemi sağlar. Sırayla; org,wikipedia.org ve tr.wikipedia.org içiçe geçmiş İnternet alanları ya da bölmeleridir.   Alan Adı Sistemi’nin yarattığı birliktelikler bire bir ilişki olmak durumunda değildir. Bir saha adına birden bire fazla IP adresi atanabilir. Bu sık İlgi olan pozisyonlarda geçerlidir. Wikipedia.org, yahoo.com, google.com benzeri adreslerde bu çok fazla olur. Ama daha yaygını, çok sayıda saha ismi tek bir IP’ye atanabilir. Buna da “Sanal Evsahipliği” (Virtual Hosting) denir.   Alan Adı Sistemi hiyararşik bir bina gösterir. En üste .com, .org, .net, .int, .edu, .info, .biz, .aero, .travel, .jobs, .gov, .mil gibi “jenerik” üst düzey alanlarla (gTLD) .tr, .us, .de, .uk, .jp, .az gibi yurt sahalarından (ccTLD) oluşur. Buna son olarak .eu ve .asiagibi bölgesel birkaç üst düzey saha ismi daha eklenmiştir.   DNS’in Tarihçesi   Bilgisayar ağları üstündeki isimlendirme sıkıntısı ilk şekilde internetin babası sayılan Arpanet zamanında ortaya çıkmıştır. 1970’lerde ArpaNet çağımız ağları ile karşılaştırılamayacak kadar küçük durumdaydı ve sadece birkaç surat ile anlatım edilebilen sisteme hizmet veriyordu. Bu tarihlerde isimlendirme için tek noktada tutulan bir dosyanın bulunması ve öbür bütün sistemlerin bu dosyayı belirgin aralıklarla kendi taraflarında güncellemesi isimlendirme sorununu çözmüştü.   Adres-isim tanımlamalarını içeren HOSTS.TXT dosyası SRI nedeni ile SRI-NIC (Stanford Research Institute – Network Information Center) adında bir bilgisayar üstünde tutulmaktaydı. Bu dosya her adrese bir İsim karşılık istikbal biçimde düzenlenmişti. Arpanet üzerindeki yeni İsim tanımlamaları ve değişiklikleri SRI’ya gönderilen e-postalar arcılığı ile yapılır ve HOSTS.TXT’in kopyası File Transfer Protocol ile alınıyordu.   Arpanet üzerinde TCP/IP kullanımına enlem şekilde ortaya çıkan bağlantı patlaması, İsim çözümü için çok sayıda sunucuda ve her bilgisayara özgün bir İsim atanmasında problemler yaşanmaktaydı. Ayrıca sırf İsim çözümlenmesi için epey bir yüksek miktarda bant genişliği harcanmaktaydı. Buna karşın uygulanan İsim veritabanlarının uyumlu olması her süre sağlanamamaktaydı.   Bu durumun ortaya çıkmasından sonra Arpanet daha ölçeklenebilir bir İsim çözümleme yapısı için araştırmalara başladı. Paul Mockapetris bu işle görevlendirildi. Mockapetris 1984 yılında Domain Name System (DNS)’i tanımlayan RFC 882 ve RFC 883’ü yayınladı. Bunlar daha sonra hâlen geçerli olan RFC 1034 ve RFC 1035 tarafından güncellendiler.   DNS’in Yapısı   DNS sistemi, İsim sunucuları ve çözümleyicilerinden oluşur. ad sunucuları şekilde düzenlenen bilgisayarlar, host isimlerine karşılık gelen IP adresi bilgilerini tutarlar. Çözümleyiciler ise DNS istemcilerdir. DNS istemcilerde, DNS sunucu ya da sunucuların adresleri bulunur.   Bir DNS istemci bir bilgisayarın namına karşılık IP adresini bulabilmek istediği süre İsim sunucuya başvurur. ad sunucu, yani DNS sunucu da Şayet kendi veritabanında öyle bir İsim varsa, bu isme karşılık gelen IP adresini istemciye gönderir. DNS veritabanına kayıtların elle, tek tek girilmesi gerekir.   İnternet adresleri, ilk herşeyden önce ülkelere göre ayrılır. Adreslerin sonundaki tr, de, uk gibi ifadeler adresin olduğu ülkeyi gösterir. Örneğin tr Türkiye’yi, de Almanya’yı, uk İngiltere’yi gösterir. ABD adresleri için bir yurt takısı kullanılmaz sebebiyse DNS ve gibi uygulamaları yapan yurt ABD’dir. Öte yandan, ABD’ye özel kurumlar için us uzantısı oluşturulmuştur. İnternet adresleri ülkelere ayrılıdıktan sonra com, edu, gov gibi daha alt bölümlere ayrılır. Bu ifadeler DNS’te üst düzey (top-level) domain’lere karşılık gelir.


Yapılan Yorumlar
Erdem OFLAZ

Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.
 Kategoriler
 Popüler yazılar